Besob Logo

ESNAF ŞURASININ PROVASI BESOB'TA YAPILDI...

ESNAF ŞURASININ PROVASI BESOB'TA YAPILDI...

ESNAF ŞURASININ PROVASI BESOB’TA YAPILDI 

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer ÇağlayanÖncelikle konuşmama başlamadan önce uyarmak istiyorum. Çok uzun konuşurum. Fakat gece saatlerin ilerlemesine karşın konuşmalar ve yapılan sunum ile ilgili sizlerle paylaşmak istediklerim var.

Konuşmama başlamadan önce BESOB Başkanı Arif Tak’a, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken’e teşekkür etmek istiyorum.Esnaf ve sanatkarın hangi sıkıntılar ile karşı karşıya kaldığı ve bunların çözümü noktasında neler yapılabileceği konusunda iki yılda çok önemli çalışmalar yapmışlar. Hocalarımıza çok büyük bir alkış istiyorum. 

Bu çalışma bizim aradığımız çalışmalardan biri. Bu çalışmanın hazırlanmasında, benim bakan olduğum günden beri gerek arkadaşlarım başta koordinatörüm, birlik başkanlarım, bakanlığıma bağlı bütün birimlere, “Bana esnaf ve sanatkarlar ile ilgili bir değişim ve dönüşüm projesi hazırlayın ve getirin” diye talimatta bulunmuştum. Bu konuda çok çeşitli çalışmalar devam ediyor. Çok iyi çalışmalar yapılıyor. Hem sorunların tespiti ve çözüm önerileriyle ilgili bir noktaya gelinecek. Tabi bunların üzerinde tartışılacak. Eksikler varsa tamamlanacak. Dolayısıyla sonuca ulaşılacak.

Sizlere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in saygı ve sevgilerini iletmek istiyorum. Özellikle bu çalışma yapılırken, çalışmanın temel bir basamağı var, dikkat etmemiz gereken. Türkiye’nin son dönemde 2002 yılından itibaren gerçekleştirmiş olduğu siyasi istikrar. Siyasi istikrara bağlı olarak elde etmiş olduğu makro istikrar. Dünya ekonomisinde almış olduğu yer ve sonrasındaki gelişimin ortaya çıkarmış olduğu gelişim ve dönüşüm ilkeleri sonuçları ile ortaya konmuştur.Değerli arkadaşlar ben sizlere sayın Başbakanımızın da sevgi ve saygılarını getirdim. Değerle arkadaşlar ben şerefle söylüyorum esnaf çocuğuyum. bundan şeref ve gurur duyuyorum. Bende esnaflıkla başlamış, daha sonraları sanayicilik yapmış, Ankara Sanayi Odası başkanlığız yapmış ve sürekli sizlerle birlikte sizlerin içinde olmuş bir insanım. Esnaflığı, sanayiciliği, ekonomiyi, ihracatı, üretimi, yatırımı, istihdamı, kitaplardan öğrenmedim. Ben ticarette yaptım, ihracatta yaptım, yatırımda yaptım, üretim de yaptım, vergi ödedim, sosyal güvenlik primi de ödedim. yani sizlerin 24 saat yaşadıklarınız sıkıntıları bende yaşadım. Dolayısıyla bu konudaki sıkıntılarınızı biliyorum. Bu konuda KOSGEB bünyesinde önemli çalışmalar var. bunlardan bahsedeceğim ama sizleri şöyle 6 yıl öncesine götürelim. Altı yıl önce özellikle aşını, işini kaybetmiş, çekini ödeyemediği için hayatına kıymış yüzlerce esnaf kardeşimi rahmetle anmak istiyorum. 2001 krizinde birçok esnaf kardeşimiz işyerini kapatırken, kepenk kapatırken, Türkiye ciddi bir siyasi bunalıma girmişti. O günleri hatırlamakta yarar var.  Türkiye’nin çok büyük sıkıntılar ile karşı karşıya kalacağını hatta birçoğu da Türkiye’nin o dönemde çok kötü durumda olan Arjantin’e, Meksika’ya  benzeyeceğini tahmin etmişti. Ama şükürler olsun, 2002 yılında seçimlerle birlikte Türkiye siyasi istikrarı yakaladı. Türkiye’deki siyasi istikrarı sizler sağladınız. Türkiye tek partili bir döneme girdi. tek partili dönemi girmekle birlikte AKP hükümeti gerek makro ekonomide, gerek ihracatta çok önemli gelişmeler kaydetmiştir. Ben bunlardan birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Zaman zaman tabiî ki bunlar unutulabiliyor. tabiî ki hepimiz insanız. Değerli arkadaşlar 2002 yılında Türkiye’nin GSMH’sı 230 milyar dolardı. Bugün şükürler olsun. Türkiye cumhuriyet tarihinde bir ilki gerçekleştirdi. Altı yıl arka arkaya ortalama yüzde 7 büyüyerek 2007 yılında 659 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmıştır. Bu çok iyi. Bundan sizinde övünmeniz gerekir. Çünkü Cumhuriyet tarihinde yine bir ilk gerçekleştirdi. Devlet eliyle hormonlu büyüme bitti ve özel sektör eliyle büyüme ortaya çıktı. Hani bir söz vardır.

“Tarlada izi olmayanın harmanda sözü olmaz.” İşte siz değerli esnaf kardeşlerim tarlada izi olup, harmanda sözü olan çok değerli insanlarsınız. Bu rakamları siz gerçekleştirdiniz. Bu yüzden ben hükümet adına öncelikle sizlere teşekkür etmek istiyorum. Bunu yaparken de tabiî ki  biz hükümet olarak siyasi istikrarı sağladık. İş yerlerinin önündeki sıkıntıları prangaları ortadan kaldırdık. İşyerlerinin önü açıldığında neler yapılabileceğini sizler bize çok güzel gösterdiniz. Yine 2002 yılı itibariyle Türkiye toplam 36 milyar dolar ihracat yapan bir ülkeydi. Değerli arkadaşlarım şu anda 117 buçuk milyar ihracat gerçekleştirdik. bu gerçekten çok önemli. Bu yapılan 117 buçuk milyarlık ihracatın yüzde 90’ını da sanayi mallarından ihracat elde etmiştir. Bu ihracat rakamlarıyla birlikte Türkiye dünyanın 15’inci büyük ülkesi olmuştur. 2002 yılında Türkiye dünyanın 26’ıncı büyük ülkesiydi. Nerden nereye. Ve bugün Türkiye Avrupa’nın altıncı büyük ekonomisi olmuştur. Değerli arkadaşlar 6 yıl önce 36 milyar dolar ihracat yapan Türkiye şükürler olsun ki 2007 yılında Bursa’da bunları söylüyor olmaktan çok mutluyum ki Bursa’nın bu konuda payı çok büyüktür. İhracatın 22 milyar doları sadece otomotiv ihracatıdır. Size övünebileceğiniz birkaç rakam vermek istiyorum. Değerli konuklar bugün Türkiye yapmış olduğu otomotiv araç ihracatı ile dünyada önemli bir yer edinmiştir. bugün dünyada üretilen her 1000 aracın 15’i Türkiye’de üretilmektedir. Düne kadar sinyal lambasını, aynayı dışarıdan ithal eden Türkiye bugün 22 milyar dolar ihracat gerçekleştirmiş. Diğer yandan otobüs üretiminde Avrupa’da birinciyiz şu anda. Hafif ticari araçta Türkiye Avrupa ikincisidir. Değerli arkadaşlar Türkiye demir çelik sektöründe Avrupa üçüncüsüdür. Türkiye çimento üretiminde dünya üçüncüsüdür, ihracatta ise dünya ikincisidir. Sadece Türkiye’deki bir cam fabrikası, Avrupa’daki tüm ülkelerin cam üretimini karşılayacak kapasiteye gelmiştir. Evet Türkiye’nin geldiği seviye bu.  Peki gelinen bu nokta Türkiye için yeterli mi? Yetmez. Biz diyoruz ki Cumhuriyetin yüzüncü kuruluş yılı olan 2023 yılında Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ekonomisi içine sokacağız. Bugün yapmış olduğumuz çalışmalar bunun için.

Türkiye’nin nereden nereye geldiğini hep birlikte gördük.Milletine, bayrağına, tüm değerlerine bağlı olan bir ahilik teşkilatından gelen esnaf ve sanatkarlarımıza güvendiğim için bunu söylüyorum. KOBİ’lerimize, sanayicimize güvendiğimiz için bunu söylüyorum. Türkiye’deki büyümeyi sürdürülebilir hale getirmeyi bu hükümet gerçekleştirmiştir. Sizlerden biri olan ben şu anda 50 yaşındayım. Sekiz yaşından beri hem çalıştım, hem okudum. Hayatımın her aşamasında gerek işçilik yaptım, gerek esnaflık yaptım, gerek sanayicilik yaptım. Gece gündüz çalıştım ama şunu size samimiyetle söylemeliyim ki hayatımın bu son dönemi kadar hiç çalışmadım. Sizlere helal olsun. Çünkü istiyorum ki benim esnaf kesimim dünyadaki esnaf ve sanatkarın karşı karşıya kaldığı tüm güzellikler karşı karşıya kalsın.Bunun için çalışıyoruz. Çok kısa süre önce sosyal güvenlik reformu meclisten geçti. değerli arkadaşlarım sosyal güvenlik reformu ile ilgili çok kısa birkaç şey söylemek istiyorum. Bu konu ile ilgili özellikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanıma gerçekten çok teşekkür ediyorum Sayın bakanımın kararı ve siyasi cesareti ile sosyal güvenlik reformu çıkmıştır. Hiç kimse bugüne kadar sosyal güvenlik reformu yapmaya cesaret edememiştir. 1960 yılında 24 çalışan bir emekliye bakarken, ülkemizde son yıllarda iki çalışan bir emekliye bakar hale geldi. Tabiî ki 2008 yılı bütçesinde emekliye ayrılan 37 milyar YTL’dir bu çok önemli bir rakam. Değerli arkadaşlar bugün 37 milyar YTL’yi esnaf ve sanatkar kesimine verebilseydik, esnaf kesimi uçardı. Sosyal güvenlik sistemini düzeltmek bize nasip oldu. Ben Zafer Çağlayan olarak bu sistemin içinde olmaktan şeref duydum. Çünkü bundan 15 sene önce bir takım insanlar çıkıp, sanki babasının kesesinden veriyormuş gibi dağıttı bu istemi bu duruma getirdi. Sosyal güvenlik reformunda yapılan düzenlemede özellikle esnaf ve sanatkar kesimine ilgilendiren bağ-kur konusunda önü açılmıştır. Bir kere bu konunu çok iyi bilinmesi gerekir. Öncelikle üç sosyal güvenlik kurumu bir çatı altına toplanmıştır. Türkiye’de her birey 18 yaşına kadar devletin kontrolü altına alınmıştır. Esnaf kesimine yönelik olarak bağ-kurda çok önemli adımlar atılmıştır. Hatırlayın bağ-kurda basamak sistemi vardı bu kaldırılmıştır. Diğer yandan bağ-kurda aynı SSK’da olduğu gibi geçici işlemezlik ödeneği ayrıldı. Diğer yandan esnaf raporlu olduğu sürece sosyal güvenlik kurumundan parasını alacak.Benim esnaf kardeşim bağ-kur primini bir gün dahi ödemezse hastanelerden faydalanamıyordu. şimdi bunu 60 güne çıkardık. Hastanenin sevk edilmesi durumunda tüm sevk masrafları, yol masrafları devlet tarafından ödenecek. Daha önce bağ-kurlular bunu cebinden ödemek zorunda kalıyordu. Sosyal güvenlik reformunda bağ-kurlulara yönelik çok güzel düzenlemeler yapılmıştır.

Odalar birliği yönetim kurulu üyeliği yapmış, Ankara Ticaret Odası başkanlığı yapmış birisi olarak diyorum ki 5362 sayılı esnaf ve sanatkarları yanlışlar düzeltilecek. Bakanlığım tarafından bu çalışmalar yapıldı. Önümüzdeki günlerde de inşallah bu açıklamalar yapılacak. Dolayısıyla esnaf esnaf odasına, tüccar tüccar odasına, sanayici de sana odasına kaydını yaptıracak. 

Diğer önemli bir konuda kümeleşmektir. Esnaf ve sanatkar arkadaşlarım belli alanlarda ihtisaslaşarak güçlerini birleştirmeleri konusu olmazsa olmazdır.Türkiye beş yılda nerden nereye geldi. Nerden nereye gelen Türkiye’de artık herkes boy aynasına bakıp, kendisiyle hesaplaşmalıdır. Tüccar, sanayici, esnaf, siyasetçi kim olursa olsun. Dünyada şartlar değişti.. Esnaf ve sanatkar kesimi ile her ilde bir araya geliyorum. dertlerini sıkıntılarını dinliyorum. Değerli arkadaşlarım bunlara dikkat etmek lazım.

iki önemli çıkış noktası var. Birisi dünya şartlarının değişmesi ikincisi de değişen şartlara ayak uyduramamamız. Şunu çok iyi idrak edelim. Sizlerde yaşıyorsunuz. Değerli arkadaşlar Türkiye’de ne zaman bir siyasi istikrarsızlık olsa ilk tokadı ilk siz yemişsinizdir. Doğru mu arkadaşlar. Bakın 2007 yılında Türkiye bir süreçten geçti. Bir seçim dönemine girdi. Seçimler bazı nedenlerden öne alındı ve öne alınmasıyla birlikte Türkiye’nin gelişmesini, büyümesini istemeyen kıskanç bir takım zihniyetler siyahlı kuvvetleri de kendi alet etmek uğruna AK parti iktidar olursa ihtilal olur diye söylentiler çıkardılar. Türk haklıda  eyvah yarın ihtilal mi olacak diye parasını çekti. yiyeceğinden, içeceğinden, evinden, arabasından yapacağı yatırımları erteledi. Bu sizleri etkiledi. Bunlar rakamlarla ortada. Bakın Merkez Bankası rakamlarına. Merkez bankası AKP iktidara geldikten sonra 2006 yılına kadar yılda en fazla 3 milyar, 4 milyar döviz alırken, o tarihten bu rakama 18 buçuk milyara çıktı. Yani esnaf kesimine , sanayiciye aktarılacak bu rakam dövize yatırıldı. Para piyasadan çekildiği zaman, damardan kan çekilmiş gibi olur. Şu anda esnaf kesimi o dönemde yaşanan piyasadaki para çekilmesinin de etkisiyle siftah yapmadan dükkan kapatıyor. Siyasi istikrar özelikle esnaf ve sanatkar kesiminin işleri için olmazsa olmazdır. Arkadaşlar artık esnaf ve sanatkar kesimi 5 yıl önceki sistemde yaşayamaz. bu iş bitmiştir. Çünkü beş sene önce yüksek enflasyon ve bol rakamlı paralar vardı. Çok önemli gelişmeler  kaydettik. Paradan altı sıfır atıldı. Enflasyon 2005 yılından itibaren tek haneli rakamlara düştü. Bununla birlikte depolama, stok bütün sistemler değişti arkadaşlar. Bugün ülkemizde bir milyon 300 bir anar üretiliyor arkadaşlar. bunu 2008 rakamlarına göre söylüyorum. 800 bini ihraç edildi. yaklaşık piyasaya giren 400-450 bin sıfır kilometre araç girmiştir. Sıfır kilometre araç satanlar beş yıllık bakım garantisi veriyor. Beş yıllık ücretsiz bakım garantisine hiçbir esnaf ve sanatkarım karış koyamaz. Burada esnaf ve sanatkarlar işsiz kalır bunu yapmayın deme lüksüne sahip misiniz? Hayır. artık öyle yan yana üç dükkan, kaportacısı, tamircisi boyacısı olamaz. Bu sektördeki esnaf ve sanatkarın bir araya gelerek kümeleşme modeli ile Avrupa’daki benzerleri ile rekabet edebilir hale gelmesi gerekmekte. Kolektif çalışma sergilememiz gerekmektedir. Ahmet yapıyor, Mehmet yapıyor devri bitmiştir.Değerli arkadaşlar Türkiye bir dünya ülkesidir. Dünyada olan gelişmeleri takip etmeliyiz. Bu sisteme ayak uydurmalıyız. İnegöl’deki bakkallar bu işi yaptı. Sakallar bir araya gelerek Bakkopp’u kurdu. 75 bakkal bir araya geldi. 75’i ayrı ayrı bulguru, pirinci alacağına hepsi imkanlarını birleştirdi, daha iyi pazarlık imkanı ile alışverişini yaptı. Bugün Bakkopp’u hayata geçirdiler.bundan sonra sektörlerin bir araya gelmesi gerekmektedir. Bakanlık olarak bunu destekleyeceğiz.

Bugüne kadar esnaf ve sanatkara destek vermeyen KOSGEB bundan sonra dibine kadar size destek verecektir. Bugün KOSGEB toplam 150 trilyon YTL’yi gerek imalatçı esnaf sanatkar kesimine, gerek KOBİ’lerimize 18 ay sıfır faiz ile makine alımı için 900 milyon YTL kredi verecek. Şuanda 2 bin KOBİ için bu. Şu anda bin tane başvuru yapılmış durumda.

Esnaf ve sanatkarın iş yapması, esnaf ve sanatkarın yüzünün gülmesi için piyasada para olması ve insanların alım gücü olması lazım. MB tamam bağımsız çalışır. Ama arkadaşlar MB benim esnafımdan bağımsız olamaz.

Kredi garanti fonu esnaf ve sanatkarların ihtiyaçları konusunda kefalet görevi görür.Küçük sanayi siteleri dünyada eşine az rastlanan şekilde altyapısı yapılmış, ihtisas sanayileri şeklinde çalışmalar yapacağız.2002 de sonra esnaf kesimine yapılan desteklerden bahsetmek gerekirse 2002 yılında Halk bankası yüzde 59 ile esnaf ve sanatkara kredi kullandırıyordu. Doğru mu? Ve aldığınız kredi miktarı 5 bin YTL’yi geçmezdi. 2002 yılında yani AKP geldiği zaman esnafa verilen 5 bin YTL kredi şimdi 25 bin YTL’ye bazı kooperatiflere de 50 bin YTL’ye çıkartılmıştır. Yüzde 59 faiz yüzde 13 faiz ile kredi vermektedir. şu anda Halk bankasında kredi kullanan esnaf sayısı 750 bini bulmuştur. 2.7 katrilyon kullanılan kredi hacmi. Faizleri düşürmek için çalışıyoruz.

Gerek esnaf ve sanatkarlarım, gerek milletvekillerim bana sicil affı ne zaman çıkacak diye soruyorlar. Neden sicil affı çıkartalım diye soruyorum. diyorlar ki sayın bakanım bankalar bize kredi vermiyor. Türkiye 2001 yılında 2003 yılı 12’inci anında sicil affı çıkartıldı. O sicil affında aynen şöyle diyor. Herhangi bir şekilde kredisi çeki karşılıksız çıkmış, veya senedi protesto yemiş esnaf ve sanatkarlar bu kanunu yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç içinde örenmesi ya da bankaca yeniden yapılandırılması halinde MB kayıtlarından silinir ibaresi bulunmaktadır. Bu süreçten sonra  bankalarla iş yapacak esnaf ve sanatkarın MB çıkacak kayıtlar dikkate alınmayacak diye kapı gibi kanun çıkarmışız. böyle bir kanunda siz haklarınızı aramazsanız, Şu kanundan bana verilen hakkı talep ediyorum diyeceksiniz. Bankaların da size yaptığı haksız rekabetin önüne geçeceksiniz. Bir insanın çeki karşılıksız çıkabilir, senedini ödeyemeyebilir.

Konfederasyon ile 10 yıldır yapılamayan esnaf şurasını yapacağız. birçok müjdeyi de inşallah burada sayın bakanımızdan dinleyeceksiniz. Benim esnaf ve sanatkarım ahilik geleneğinden geliyor. Ahilik haftası etkinliklerini Turizm bakanlığı ile görüştük, bundan sonra ahilik haftasını malın sahibi olan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile birlikte kutlayacağız. Tüm dünyaya esnaf ve sanatkarın hangi gelenekten geldiklerini göstereceğiz.

Benim başarım sizin başarınızdır, benim başarısızlığım benim başarısızlığımdır. İnşallah esnaf ve sanatkarları hak ettiği yere gelecektir. Bunun için gece gündüz çalışıyorum. Her toplantıya katılıp sizleri dinlemek istiyorum. Çünkü sizlerin söyledikleriniz benim için değerlidir.

Haberin Diğer Resimleri